İslâm Tarihi Ansiklopedisi

KALSÂDÎ

Matematik ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimi. İsmi, Ali bin Muhamrned bin Muhammed bin Kureşî olup, künyesi Ebü’l-Abbâs, lakabı Nûreddîn’dir. Kalsâdî diye meşhûr oldu. 1412 (H. 815) senesinde Endülüs’ün Başta şehrinde doğdu. Orada Kur’ân-ı kerîmi, meşhûr kıraat imamlarından İmâm-ı Nâfî’nin kıraatini; İmâm-ı Verş rivayetine göre, fıkıh âlimi Aziz’den öğrendi. Daha sonra Muhammed Kusturlî ve Fakîh Ga’fer’den, matematik, ferâiz ve fıkıh ilmi tahsil etti. Menekeb şehrine giderek buranın hatibi Ebû Abdullah Becelî’den ve Ebü’l-Hasen Âmirî’den nahiv ve fıkıh ilimlerini öğrendi. 1436 senesinde Tilmsan’a giderek Şeyh Ahmed bin Zâgî’nin derslerine devam etti. Uzun zaman ilim tahsili ile meşgul olan Kalsâdî, özellikle ferâiz ve matematik ilimlerinde yüksek bir mertebeye ulaştı. 1443 senesinde ilim öğrenmek için Tunus’a gitti. Tunus’ta bir çok âlimin derslerini tâkib etti. 1446 senesinde hacca gitmek üzere yola çıktı, ilim aşkıyla yanan Kalsâdî, bu seferi sırasında rastladığı bir çok âlimin ilim meclislerinde bulundu. Hac farizasını yerine getirdikten sonra Kâhire’ye döndü. Burada ilim tâliblerine hem ders veriyor, hem de başka âlimlerin bilgilerinden istifâde edebilmek için onların derslerine devam ediyordu. Daha sonra Gırnata’ya döndü ise de, çıkan savaşlar yüzünden Kuzey Afrika’ya gitti ve Becâye şehrinde 1486 senesinin Zilhicce ayında vefat etti. Kalsâdî, matematik ilminde yüksek derecelere kavuştu. Günümüze kadar kullanılan cebirle alâkalı rumuz ve işaretleri ilk defa o kullandı. Cebire ait işaretler ve rumuzları batı bilim dünyâsında 1540 ile 1603 seneleri arasında yaşayan Fransız François Viete’in bulduğu iddia ediliyorsa da, Kalsâdî’nin eseri incelendiğinde, bu iddianın yanlış olduğu görülür. Kalsâdî, Fransız matematikçiden 1,5 asır önceyazdığı eserinde cebire ait işâretler kullanmıştır. Ayrıca, İbn-i Bennâ’nın matematiğe dâir çalışmalarını açıklayıp genişletti. Kesirler teorisi, pozitif, negatif ve sevgiye sebeb olduğu sanılan sayılar üzerine çalıştı ve bunlara önemli ilâveler yaptı. Sayıların yaklaşık karekökünü bulma metoduyla ilgili yeterince hassas formüller geliştirdi. Kalsâdî, bugünkü şekli ile kesirleri ilk kullanan âlimdir. Kalsâdî’nin üzerinde çalışarak geliştirdiği yaklaşık karekök bulma formülleri şöyledir:

Kalsâdî, din ve fen ilimlerine dâir bir çok eser yazmıştır. Bunların en meşhûru matematik ilmine dâir olan Keşf-ül-esrâr an ilmi hurûf-il-gubâr’dır. Eser, dört bölüm ve bir hatimeden meydana gelmiştir. Birinci bölümde, toplama, çıkarma, çarpma, bölmeye dâir bilgiler, ikinci bölümde kesirlerin toplaması, çıkarması, çarpması ve bölmesi ile ilgili bilgiler, üçüncü bölümde, karekökle ilgili işlemler, dördüncü bölümde çeşitli cebir formülleri, hatime kısmında tam ve eksik sayının bulunması ve çeşitli formüller hakkında bilgi verilmektedir. Kalsâdî bu eserini yazarken, Harezmî, Sabit bin Kurre ve Ömer Hayyân gibi âlimlerin eserlerinden faydalanmıştır. Kalsâdî’nin bu eseri günümüze kadar Avrupa ve bütün dünyâ üniversitelerinde, ders kitabı olarak okutulmuştur. Cebirin bugünkü duruma ulaşmasında onun payı büyüktür.

Kalsâdî’nin yazmış olduğu eserlerden bâzıları şunlardır: 1-El-Kârûn fil-hesâb, 2-Keşf-ül-cilbâb fî üm-il-hesâb, 3-Eşref-ül-mesâlik ilâ mezheb-il-lmâm-ı Mâlik, 4-Bugyet-ül-mübtedî ve günyet-ül-müntehî, 5-Takrîb-ül-mevâris ve müntehâ-el-Ukûl vel-bevâhis, 6-Tenbîh-ül-insân ilâ ilm-il-mîzân, 7-Şerh-ul-Ecrûmiyye, 8-Şerhu Îsâgûci, 9-Şerh-ut-telhîs fîl-me’anî vel-beyân, 10-Şerh-ut-Tilmsâniyye, 11-Şerh-ul-kasîdet-il-Hazreciyye, 12-Keşf-ül-esrâr an ilmi hurûf-il-gubâr, 13-Şerh-ul-Kuşeyriyye, 14-Gunyet-ün-necât, 15-En-Nasîhatü fis-siyâset-il-amme vel-hassa, 16-Hidâyet-ül-enâm fî şerhi muhtasarı kavâid-il-İslâm, 17-Hidâyet-ün-nezzâr fî tuhfet-ül-ahkâm vel-esrâr.