KALKAŞENDÎ
Fıkıh, târih ve edebiyat âlimi. İsmi, Ahmed bin Ali bin Ahmed el-Fezârî el-Kalkaşendî olup, künyesi Ebü’l-Abbâs, lakabı Şihâbüddîndir. 1355 (H. 756) senesinde Kahıre yakınındaki Kalyûbiyye nahiyesinin köylerinden olan Kalkaşend’de doğdu. Meşhûr bir aileye mensûbdur. Kalkaşendî’nin baba ve dedeleri âlim olduğu gibi, oğulları da büyük âlimlerden idiler. Kalkaşendî, küçüklüğünden îtibâren ilim ile meşgul olarak yetişti. İyi bir terbiye aldı. Önce Kur’ân-ı kerîmi öğrendi. Küçük yaşta İskenderiyye’ye gitti. Burada uzun zaman devrinin meşhûr âlimlerinden fıkıh ve diğer yüksek din bilgilerini öğrendi. Bunun yanında âlet ilimlerini de (sarf, nahiv, bedi’, beyân, iştikak v.s.) tahsil etti.
Yirmi yaşında iken büyük âlim İbn-i Mülakkın, Şafiî mezhebine göre fetva verip, ders okutması ve kendisinden rivayette bulunması için Kalkaşendî’ye icazet verdi. Zamanın büyük âlimlerin den ve İbn-i Şıhne’den hadîs-i şerîf öğrendi. Fıkıh ve edebiyat ile ilgili ilimlerde çok büyük âlim “oldu. Meşhûr altı hadîs kitabını, İmâm-ı Şafiî ve İmâm-ı Ahmed bin Hanbel’in Müsnedlerini okutmak için icazet aldı. Kâhire’de uzun müddet kadılık vazifesinde bulundu. Ayrıca müderrislik yaparak pek çok talebe yetiştirdi. Müderrisliğin yanında târihî sahada, bilhassa Arab kabileleri ve bunların yaşadıkları coğrafî bölgeler üzerinde araştırmalar yaptı. Geniş kültürlü olup, yazı yazma kabiliyeti çok fazla idi. Arabî dil bilgilerinde ve Arab edebiyatında bilgisi pek çoktu. Mısır Memlûklerinin merkez inşâ dîvânında devâdar (sultânın genel sekreteri) olarak uzun zaman vazife yaptı. Kalkaşendî, 15 Temmuz 1418 (H. 821)’de Cumartesi günü Kâhire’de vefat etti.
Kalkaşendî’nin en önemli eseri Subuh-ul-a’şâ fi kavânin-il-inşâ’dır. Bâzı kaynaklarda Sınâat-il-inşâ veya Kitâbet-il-inşâ diye de geçmektedir. Bu eser yedi (veya on dört) cilddir. Yazı san’atının inceliklerini ve usûllerini bildirmektedir. Eskiden devletler arası münâsebetlerdeki yazışmalar için, kâtiplere örnek olarak yazılmıştır. Kalkaşendî, bu eserinde devlet arşivlerinden de istifâde etmiştir. Bilhassa Ortaçağdaki islâm devletlerinin birbiriyle olan yazışmalarında kullanılmış bir çok vesîkayı kitabında toplamıştır. Yazı san’atına ait ne varsa kitabına almış, pek çok şeyi de ilâve etmiştir. İnşâ san’atı ile uğraşanlara lâzım olan hâller, haberler, eserler ile diğer bilgileri ihtiva eden kitap yedi kısımdır ve her kısım bir cilddir. Bir babında yazı (hat) ilmine ait bilgileri anlatmaktadır. Bunların çoğunu Yâkût-i Musta’sımî’den alarak bildirmektedir. Diğer bir bölümde, harflerin yazılış şekli, kalemin kullanılması, yazarken hangi taraftan başlanacağı, harflerin nasıl daha kolay yazılacağı bildirilmektedir. Yine eserde kavimlere ait bilgilerden, milletlerin âdetlerinden, dînî ve fennî ilimlerden, hayvanlardan, tabiat hâdiselerinden bahsedilmektedir. Güvercinler hakkındaki bilgiler oldukça ilgi çekicidir. Güvercin kuleleri tasvir edilmiş ve güvercin postasının târihi açıklanmıştır. Bir bölümde de, çeşitli İslâm devletlerinden, gayr-i müslim millet ve devletlerden, buraların coğrafî durumlarından bahsedilmektedir. Sudan’dan bahsederken, ilk olarak uyku hastalığını bildirmektedir. Bu hastalık, Avrupalılar tarafından 1734 senesinde İngiliz doktoru John Atkins sayesinde öğrenilmiştir.
Kalkaşendî’nin yazdığı diğer eserlerden bâzıları şunlardır: 1-Nihâyet-ül-ereb fi ma’rifeti kabâit-il-Arab (veya ensâb-il-Arab) Eser, Arab kabilelerinden ve bunların bulunduğu coğrafî bölgelerden bahsetmektedir. 2-Kalâid-ül-cümân, 3-El-Kevâkib-üd-dürriyye fi menâkıb-il-bedriyye, 4-Dav-üs-subh-il-müfsir, 5-Câmi-ul-Muhtasarât: Şafiî mezhebi fıkhına dâir bir eserdir. 6-Hilyet-ül-Fadl ve zînet-ül-kerem fil-Mefâhereti beyn-es-Seyfî vel-Kalem, 7-Kasîdetün fi medh-in-Nebî: Peygamber efendimizi medh eden manzum bir eserdir. 8-Künh-ül-Murâd fi şerh-i Bânet Suat: Ka’b bin Züheyr’in meşhûr Bânet Suat kasidesinin şerhidir. Kendisi, bu eser hakkında; “Bânet Suat kasidesine bir şerh yazdım. Ona Künh-ül-Murâd fi şerh-i Bânet suât ismini verdim. Allahü teâlâ bana, o kasidede daha önce vâkıf olmadığım mânâları yazmamı nasîb eyledi” demektedir.