İslâm Tarihi Ansiklopedisi

HÛCENDÎ

Ekliptiğin meylini ölçen astronomi âlimi. İsmi, Hamid bin Hıdr’dır. Künyesi Ebû Mahmûd’dur. Doğum târihi belli değildir. 1000 (H. 391) senesinde vefat etti. Hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. Büveyhîlerden Fahrüddevle (976-997) zamanında Rey’de bulundu. Bu şehrin civarında bulunan Cebel-i Tebruk tepesinde ekliptiğin meylini ölçtü. Bu ölçümü yaparken el-Südüs-ül-Fahri adını verdiği âleti kullandı. Südüs, dâirenin altıda biridir ve bugün bilhassa denizcilikte çok kullanılan sekstant âletinin öncüsüdür. Yarıçapı yaklaşık 20 metre idi. Bu âletle, daha önce yapılan benzer diğer âletler arasındaki en büyük fark, bununla yalnız derece ve dakika olarak değil, aynı zamanda saniye olarak da ölçüm değerlerinin tesbit edilebilmesidir.

Bu âlet, aralarında üç buçuk metre ara bulunan ve toprağın üstünde 10 metre yüksekliğinde, toprağın içinde 10 metre derinliğinde karşılıklı iki duvardan meydana geliyordu. Duvarlar bir kubbe ile birleştirilmişti. Güney duvarının üst ucuna menfezli bir kubbe yerleştirilmişti. Bu menfezin etrafında yarı çapı 20 m. olan 60 derecelik bir kavis çizilmişti. Her derece 360 eşit parçaya bölünmüş, 10 derecede bir sıkala üzerine işaretlenmişti. Duvarlar tahta, tahta da bakır levha ile kaplanmıştı. Şam’da bulunan rub’u dâire’ye benzer şekilde bu âletin yüzeyi üzerinde de kayarak hareket ede bilen bir parça bulunuyordu. Kubbenin menfezinden geçen ışınlar, dâire yayının üzerinde hareket eden beyaz bir kurşun üstüne düşürülerek güneşin gâyet-ül-ırtifâı bulunuyordu. Hûcendî, yaptığı bu âletle 994 senesinde ekliptiğin meylini ölçtü ve bu meyli 23 derece 31 dakika 21 saniye olarak buldu. Bu rakam hakîkî değerinden 1 dakika 35 saniye kadar farklıdır. Hûcendî bu rasatında ayrıca Rey şehrinin enlemini de tayin etmişti.

Hûcendî, el-Âlet-üş-Şâmile isimli bir âlet daha yapmıştır. Önceleri tek bir genişlik için kullanılan bu âlet, usturlab ile rub’ı dâirenin yerini tutuyordu. Âlet, Hibbetullah bin Huneyn tarafından bütün enlemler için kullanılabilir hâle getirildi. Hûcendî, Fahrüddevle adına, gezegenler üzerine yaptığı rasatları Zîc-el-Fahrî adlı astronomi cedvellerinde topladı. Bîrûnî, yazdığı Tahdîd-ul-emâkin adlı eserinde Hûcendî’nin çalışmalarını geniş şekilde anlatmıştır.