HOCA DEHHÂNÎ
On üçüncü asırda Anadolu’da yaşayan büyük şâir. Hayâtı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Horasan’da doğduğu, Moğol istilâsı sırasında Anadolu’ya geldiği bilinmektedir. Anadolu’da iken Selçuklu sultânı Üçüncü Alâaddîn Keykubâd’ın takdirini kazanmıştır. Sultanın isteği üzerine, Farsça olarak bir Selçuklu Şehnamesi yazmıştır. Eser bütün araştırmalara rağmen hâlâ bulunamamıştır.
İlhanlıların Anadolu’ya hâkim olmaları ve Horasan yollarını emniyet altına almaları üzerine Dehhânî, Horasan’a dönmek istedi. Bu isteğini Sultan Alâaddîn’e bildirdiği şu şiirinden anlaşılmaktadır:
Bihamdillâh ki. medhini bu gün bir meclis
içinde.
Dehânından dür-i mânâ döker söziyle Dehhânî.
Yüz urub tapuna geldi icazet ver ana Şaha.
Ki yine
devletinde ben görem mülk-i Horasan’ı.
Onun şiirlerinde kullandığı bu Dehhân kelimesinin lügat mânâsı; nakışçıdır. Şâirin bu mahlası kumaş üzerine nakış işliyen nakkaş olarak kendisini kabul ettiği için mi söylediği kesin olarak anlaşılamamıştır. Mısralarını her bakımdan süsleyici kelimeleri bir araya toplayıp, zengin bir tenâsüb san’atının incelikleri içinde tertiplemiştir. Dîvân edebiyatının ilk temsilcilerindendir. Gazellerinde mazmunları açık şekilde kullanır. Dîvânı bulunmamasına rağmen, gazelleri nazîre mecmualarında yer alan usta bir şâirdir.
Gül budağı gibi gülşende salınsan nâz ile,
Karşuna başın
salub serv-i revân hayran olur.
gibi mısraları, Oğuz Türkçesinin en sâde ve en zarif söyleyişleri arasındadır. Hoca Dehhânî’nin Türkçesi temiz ve güzel, üslûbu san’atlıdır. Yaşadığı çevrede tasavvuf şiirinin hâkimiyetine rağmen, Dehhânî’nin ele geçen şiirlerinde tasavvufun etkisi görülmemektedir.
Dehhânî, Türk dîvân şiirine devrinin ve çevresinin sosyal hayâtını, ahlâk, îmân ve güzellik anlayışını aksettiren ilk şâirdir. Farsça ve Türkçe olarak şiirler yazan Dehhânî, bütün şiirlerini mahlasının îcâblarına uygun bir işleyici san’at anlayışı içinde söylemiştir. Hoca Dehhânî’nin şiirlerinden biri şöyledir:
Sabr eyle gönül, derdine derman ire umma.
Can atma oda
bîhûde, canan ire umma.
Feryâd u figân etme bülbül dahi ağzın,
Yum gonca gibi yine
gülistanı ire umma.
Bu resme Dehâni döner sem gibi zar.
Baştan ayağa ömrünü
pâyân ire umma.