İslâm Tarihi Ansiklopedisi

HÂLİD BİN YEZÎD

Kimya ilminin temelini atan büyük İslâm âlimi. İsmi, Hâlid bin Yezîd bin Muâviye bin Ebî Süfyân’dır. Annesi Ümmü Hâşim bint-i Utbe olup, Abdi Menâfoğullarındandır. Doğum târihi bilinmemektedir. Vefat târihinde ihtilâf vardır. Zehebî’ye göre 708 (H. 90) senesinde vefat etmiştir.

Hâlid bin Yezîd, kimya ilmi ile meşgul olup, bu ilmin temellerini atan ilk İslâm âlimidir. O, bu ilme dedesi hazret-i Muâviye’nin tavsiyesi ile yönelmişti. Halîfe hazret-i Muâviye, ilmî mes’eleleri hâlletmeleri için âlimlere büyük imkânlar verdi. O, aynı zamanda ilmin hâmisi olup, sarayı ilim ve irfan merkezi durumunda idi. Kimya ilmi ile meşguliyet, müslümanlar arasında hazret-i Muâviye’nin sarayında başladı, Hâlid bin Yezîd ile yerleşti.

Yezîd bin Muâviye’nin 684 (H. 64) senesinde vefatından sonra, müslümanlar üç kısma ayrılmıştı. Bir kısmı Abdullah bin Zübeyr’in, bir kısmı Mervân bin Hakem’in, bir kısmı da Hâlid bin Yezîd’in halifeliğini istiyordu. Fakat halîfelik, Mervân bin Hakem’e nasîb oldu. Hâlid bin Yezîd, önceleri halîfe olmak için çalıştı ise de başarılı olamayınca kendisini ilme verdi. Bu sahada büyük merhaleler katetti. İlk plânda kimya ilmine önem verdi. Bu yüzden Yunan ve Kıbtî lisanları ile yazılmış eserleri Arabça’ya tercüme edecek kimseler getirtti. Gerek nazarî, gerekse tatbikî ilimlere dâir başka dillerden Arabça’ya ilk tercüme faaliyetlerini başlatan Hâlid bin Yezîd’dir.

Hâlid bin Yezîd, bilhassa kimya, tıb ve astronomi gibi bâzı ilim dallarına önem verdi. Onun tıb ilmine önem vermesi halkın hastalıklarına çâre bulması sebebiyle idi. Tıb ilmine ondan sonra İslâm âleminde çok önem verilmiştir. Kimya ilmi, hastalıklar için ilâç yapmakta faydalı olduğundan, asırlarca tıb ilmine yardımcı olmuştur. Zaman tâyini ve daha başka faydalı bâzı hususları bilmek, yıldızların, ay, dünyâ ve güneşin hareketlerini bilmeye bağlı idi. Bunlar ise, astronomi bilmeyi îcâb ettiriyordu. Bu hususta da çalışmaları olmuştur. Hâlid bin Yezîd, ilmî çalışmalarıyla islâm âleminde tatbikî ilmi te’sis etti. O ilk müslüman kimyacı olarak kabul edildiği gibi, bu ilmi tıbbın hizmetinde ve ilâç yapmakta ilk kullanandır.

Hâlid bin Yezîd, ilmî çalışmaları yanında zühdü ve verâsı ile meşhûr oldu. Gayet fasih konuşurdu. Fasih konuşması Kur’ân-ı kerîmi ezberlemiş olmasındandı. Vaktinin bir kısmını da insanlara vâz u nasîhatta bulunmak ve sevgili Peygamberimizin sallallahü aleyhi ve sellem temiz ve nezîh ahlâkını anlatmakla geçirirdi. Benî Ümeyye’ye devamlı nasîhatta bulunurdu. Bunun için ona Benî Ümeyye’nin hakîmi denirdi. Hıms’ın meşhûr camiini o yaptırmıştır. Caminin yapımında dört yüz kölesini çalıştırdı. Caminin inşâatı bitince, hepsini Allahü teâlânın rızâsı için âzâd etti. Ömrünün sonunda zamanını insanlardan uzak olarak evinde geçirdi. Kendisini daha fazla ibâdete, okuma, araştırma ve eser yazmaya verdi. Yazdığı eserlerden bâzıları şunlardır: 1-Kitâbu vasıyyetihî ilâ ibnihî fîs-san’ati, 2-Kitâb-ul-harârât, 3-Kitâb-us-sahîfet-il-kebîr, Kitâb-us-sahîfet-is-sagîr, 5-Selâsü resâil fis-san’atı, 6-Manzûmetü firdevs-il-hikme fi ilm-il-kimyâ, 7-Kitâb-ur-rahmet fil-kimyâ.

Hâlid bin Yezîd’in dilden dile dolaşıp gelen hikmetli sözlerinden birkaçı şöyledir: “Yalnız kendi şahsî fikrine göre hareket eden (istişare etmeyen) kimse helâka uğramış demektir.”

Ona, “En yakın nedir?” diye sorulduğunda; “Ecel” cevâbını verdi. “İnsanı en yalnız bırakan nedir?” diye sorulduğunda; “Ölümdür” dedi. “Dünyâ nedir?” diye sorulduğunda; “Bırakılan mîrastır” dedi. “Zaman nedir?” diye sorulduğunda; “Ölüme götüren tabakalardır” buyurdu.