ŞEDDADÎLER
On ve on birinci yüzyıllarda İran’ın kuzeyinde Arran (Karabağ) bölgesinde hüküm süren hanedan. Kurucuları Muhammed’in babası olan Şeddâd’ın ismine nisbetle Şeddadîler veya Benî Şeddâd (Şeddâdoğulları) diye anılmışlardır.
Azerbaycan’daki çayırlık bir arazîde oturan Şeddâdoğulları, bir tarafta Azerbaycan Deylemîleri ve Müsâfirîler, diğer tarafta hıristiyan Ermeni ve Gürcüler arasında kendileri için yer bulmaya çalışıyorlardı. Müsâfiroğulları hükümdarı Sallarî el-Merzubân’ın esir olup, menfileketinde karışıklıkların başgöstermesini fırsat bilen Şeddadîler, Muhammed bin Şeddâd’ın idaresinde, 951 (H. 340) senesinde bağımsızlıklarını îlân ettiler. Muhammed bin Şeddâd, ilk önce kendinin Dovin (veya Dvin) hâkimi olduğunu îlân etti. Daha sonra da Azerbaycan’ın hakîki hükümdarı oldu. Sallarî el-Merzubân’ın oğlu İbrahim, Deylemîlerden meydana gelen bir orduyla Şeddadîler üzerine yürüdü ve onları Dovin’den çıkardı. Ancak Deylemî askerlerinden memnun olmayan Dovin halkı, Muhammed bin Şeddâd’ı tekrar çağırıp ona bî’at ettiler. Bu arada esaretten kurtulup, Azerbaycan’da hâkimiyeti yeniden ele geçiren Müsâfiroğulları hükümdarı el-Merzubân, hazırladığı bir orduyla, Muhammed bin Şeddâd’ı ve ona bağlı olanları şehirden çıkardı. Bizanslıların desteğini kazanarak Dovin’i tekrar ele geçirmek isteyen Muhammed bin Şeddâd, 956 (H. 344) yılında öldü. Onun ölümünden sonra, üç oğlundan en büyüğü olan Ebü’l-Hasen Birinci Ali Leşkerî, Gence’de Şeddadî hükümdarı oldu. Kardeşlerinden en küçüğü el-Fazl ise, Seyfüddevle Hamdânî adına Diyârbekir’i yöneten Necâ es-Seyfî’nin hizmetine girdi ise de, ölümü üzerine kardeşinin yanına döndü. Müsâfiroğulları hükümdarı Salları İbrahim’e katılmak niyetiyle kısa bir müddet kardeşlerinden ayrıldı. Sekiz sene kadar saltanat süren Ebü’l-Hesen Ali el-Leşkerî, Müsâfiroğulları hükümdarı Salları İbrahim’le mücâdele etti. Salları İbrahim, Şeddadîlerin bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı. El-Leşkerî, bölgeyi tamamen ele geçirerek Deylemîleri kovdu ve hâkimiyet sahasını kuzeybatıda Şamkur’dan doğuda Berda’ya kadar genişletti. Ebü’l-Hasen Ali el-Leşkerî, 979 (H. 368)’de vefat etti. Yerine geçen kardeşi Merzubân, yedi yıl hükümdarlıktan sonra, bir av esnasında 985 (H. 375)’de kardeşi el-Fazl tarafından öldürüldü. Merzubân’ın ölümünden sonra el-Fazl, Şeddadî hükümdarı oldu. Aldığı idarî tedbirler sayesinde kendisini tebeasına sevdiren el-Fazl, Gürcülerle ve çeşitli Ermeni prensleri ile mücâdelede bulunarak, onları mağlûb etti ve haraç vermeğe mecbur bıraktı. Oğlu Ebü’l-Esvar’ı da Dovin valiliğine getirdi. Sınırlarını batıya doğru genişletmek niyetiyle Araş nehri üzerine köprü yapılmasını emretti. 47 yıllık saltanattan sonra, 1031 (H. 422) senesinde vefat etti.
El-Fazl’ın ölümünden sonra yerine oğlu Ebü’l-Feth Mûsâ geçti. O da, üç yıl kadar hüküm sürdükten sonra, 1034 (H,425)’de oğlu Ali tarafından öldürüldü. Katil Ebü’l-Hasen bin Mûsâ el-Leşkerî, babasının yerine tahta geçti. İlk zamanlar ülkesini iyi bir şekilde idare etti. Gürcistan ve Ermenistan krallarının müttefik ordularına karşı zaferler kazandı. Oğuz Türkleriyle ve çevredeki diğer müslüman devlet başkanlarıyla iyi münâsebetler kurdu. Fakat son zamanlarına doğru Türkmenlerin ve Bizanslıların baskılarına mâruz kaldı.
Kutalmış’ın komutasındaki Selçuklu Türkleri, 1046 (H. 437)’de Gence’yi, bir buçuk yıl süreyle muhasara ettiler. Ancak, Bizanslıların karşı sefere çıkmaları üzerine bundan vazgeçtiler. Ebü’l-Hasen Ali bin Mûsâ el-Leşkerî bu defa da kendisini Selçuklulardan kurtaran Bizanslılara tâbi olmak zorunda kaldı ve oğlu Erdeşir’i rehin verdi. Kendisi de sıkıntı ve şaşkınlık içinde kaleden kaleye taşındı ve 1050 (H. 441)’de öldü.
Ebü’l-Hasen Ali bin Mûsâ el-Leşkerî’den sonra tahta küçük oğlu Anûşirvân geçti. Ancak idarede, Anûşirvân’dan ziyâde mâbeyncisi olan Ebû Mansûr etkiliydi. Bu sırada Dovin valisi olarak 1022 (H. 413) yılından beri adetâ bağımsız bir şekilde hareket eden Ebü’l-Esvâr Savur, Ermenistan kralı Davıth Anhalin’in kızkardeşiyle evli olmasına rağmen, Ermenilere karşı mücâdele etti. Kayınbiraderi Kral Davıth’ın hakimiyetindeki bölgeyi zabtettiyse de, daha sonra bu topraklar elinden çıktı. Bizans imparatoru Costantinos Monomahos, Ebü’l-Esvâr’a mektup yazarak, Ani bölgesine hücûm etmesini, bunun sonunda ele geçirdiği bölgeleri ona vereceğini bildirdi. Ebü’l-Esvâr, Ani’nin genç kralı ikinci Gagik’in bulunduğu bölgedeki bâzı yerleri ve kaleleri zabtetti. Ani’nin zabtedilmesini hazmedemeyen Bizans imparatoru, Ebü’l-Esvâr’dan, Ani’ye ait bölgeleri kendisine vermesini istedi. Ebü’l-Esvâr’ın bunu reddetmesi üzerine Ermeni ve Gürcü birliklerinin de desteğiyle güçlü bir Bizans ordusu Dovin’e hücûm etti. Ebü’l-Esvâr, şehri kuvvetle savunup, Bizans ordusuna ağır kayıplar verdirerek geri püskürttü. Ertesi yıl Bizans ordusu yeniden hücûma geçti. Ani’nin bâzı kalelerini teslim aldı. Ebü’l-Esvâr, Dovin’e çekilmek zorunda kaldı.
Düşman ordusu bölgeyi harâb etti. Bizans kumandanı Nikophoros, Gence’ye gitmeden önce, Ebü’l-Esvâr, Bizans’in hâkimiyetini kabul etmek zorunda kaldı. Daha sonra Şamkur’un kontrolünü ele geçiren Ebü’l-Esvâr, Gence’yi ve Arran’ın geri kalan bölgelerini de zabtetti. Bâzı iç karışıklıklara sebeb olan Anûşirvân ile mâbeyncisi Ebû Mansûr’u tutuklattı. Ebû’l-Esvâr sayesinde Şeddadî rejimi kısmen eski kudretini yeniden kazandı. 1053 (H. 445) yılında Gürcistan’ın sınır kalelerinden birini alarak birliklerini oraya yerleştirdi. Dovin valiliğine ise oğlu Ebû Nasr iskender’i tâyin etti. 1054 (H. 446)’da Tebriz’i ele geçirdikten sonra, Gence’ye gelen Selçuklu sultânı Tuğrul Bey’e tâbi oldu. Daha sonra Selçukluların Ermenistan fetihlerinde onların yanında yer aldı. 1067 (H. 459) târihinde Ebü’l-Esvâr ölünce, yerine oğlu Fazl İkinci Menûçihr geçti. Onun ölümünden sonra Selçuklu sultânı Melikşâh, Arran’ı (Karabağ) ele geçirdi ve 1075 (H. 468)’de Şeddadîlerin hâkimiyetine son verdi. Şeddadî hanedanından gelen bâzı kimseler, Selçuklulara bağlı olarak on ikinci yüzyılın sonuna kadar devam ettiler.
ŞEDDADÎ HÜKÜMDARLARI
|
ASIL KOL |
Tahta Geçişleri |
|
Muhammed bin Şeddad |
951 (H. 340) |
|
Birinci Alı Leşkerî bin Muhammed |
971 (H. 360) |
|
Merzubân bin Muhammed |
978 (H. 368) |
|
Birinci Fazl bin Muhammed |
985 (H. 375) |
|
Ebu l-Feth Mûsâ |
1031 (H. 422) |
|
Birinci Alı Leşkerî |
1034 (H. 425) |
|
Anûşırvân bin Leşkerî |
1049 (H. 441) |
|
Ebü’l-Esvâr Birinci Savur bin Fazl |
(1022/H. 413) |
|
den itibaren Dovin’de. (1049/H. 441)’den itibaren Gence’de! | |
|
İkinci Fazl bin Savur |
1067 (H. 459) |
|
Üçüncü Fazl (Fazlun bin Fazl) |
1073-1075 (H. 466-468) |
|
(Arran’ın Selçuklular tarafından zaptı) |
|
|
ANI ŞUBESİ |
Tahta Geçişleri |
|
Menûçihr bin Savur |
1072 (H. 465) |
|
Ebü’l-Esvâr ikinci Savur |
1118 (H 512) |
|
Gürcü işgali |
1124(H. 518) |
|
Dördüncü Fazl (Fazlun) bin ikinci Savur |
1125(H. 519) |
|
Mahmûd |
? |
|
Hûşçihr |
1131 (H. 525) |
|
Şeddad |
? |
|
Beşinci Faz l |
1155 (H. 550) |
|
Gürcü işgali |
1161 (H. 556) |
|
Şâhenşâh |
1164-1174 (H. 559-571) |
|
Gürcü işgali |
|