İslâm Tarihi Ansiklopedisi

İBN-İ SA’D

Meşhûr târih ve hadîs âlimi. İsmi, Muhammed bin Meni ez-Zührî olup, künyesi Ebû Abdullah, nisbesi Basrî’dir. İbn-i Sa’d diye meşhûr oldu. 784 (H. 168)’de Basra’da doğdu. 845 (H. 230)’da vefat etti.

Küçük yaşından îtibâren ilim tahsiline başlayan İbn-i Sa’d zamanının ilim merkezleri olan; Bağdâd, Küfe ve Medine’ye giderek devrin meşhûr âlimlerinden ilim tahsîl etti. O zaman hadîs ilminin önemli merkezi olan Medîne-i münevvere’de meşhûr hadîs râvileriyle görüştü. Bağdâd’a gidişinde târih, tabakât ve megâzi kitaplarını yazmakla meşhûr olan Vâkıdî’ye talebe olup, orada yerleşti. Onun kâtipliğini yaptığı için “Kâtib-ül-Vâkıdî” diye tanındı. Hadîs ilminde hafız derecesinde âlim olan İbn-i Sa’d, Huşeym bin Beşîr, Velîd bin Müslim, İbn-i Uyeyne, İbn-i Aliyye, İbn-i Ebî Fudeyk, Ebû Damra, Muîn bin Îsâ, Ebû Velîd Tayâlisî gibi pek çok hadîs âliminden hadîs-i şerîf dinleyip, rivayet etti. Ondan da Ahmed bin Ubeyd, İbn-i Ebiddünyâ, Ahmed bin Yahya, Haris bin Ebî Üsâme, Hüseyn bin Muhammed el-Fehm ve başka âlimler hadîs-i şerîf rivayet ettiler. İbn-i Sa’d’ın rivayet ettiği hadîs-i şerîflerin bir kısmı Sünen-i Ebû Dâvûd’da vardır. Daha sonraki asırlarda yaşayan hadîs âlimleri onun için sadûk, sika (güvenilir) ve rivayetlerinde titiz davranmıştır dediler.

Aklî ve naklî ilimlerde yüksek dereceye ulaşan İbn-i Sa’d, uzun müddet çeşitli ilimlere dâir kıymetli eserler yazmakla meşgul oldu. Tabakât-ül-Kübrâ adlı eserini yazarak meşhûr oldu. İlim öğretip, talebe yetiştirdi. Altmış iki yaşına geldiği zaman 845 (H. 230) senesinde Bağdâd’da vefat etti. Bâb-üş-Şâm kabristanına defn edildi. Eserleri:

1-Tabakât-ül-Kübrâ: İbn-i Sa’d’ın en meşhûr eseridir. Bu eseri sekiz cild olup, iki çeşit kaynaktan istifâde edilerek hazırlanmıştır. Birincisi; hadîs âlimleri ve tarihçilerin usûlü olan dinleyerek alma yolu, ikincisi de; yazarak bilgi toplama usûlüdür. İbn-i Sa’d, bu eserini hazırlarken ön plânda hocalarının ağzından duyduğu nakle istinad etmiştir. Hattâ hocası Vâkıdî’den yazılı olarak aldığı bilgileri ayrıca şifahî olarak da dinlemiştir. Ayrıca asrındaki bütün muhaddislerle görüşerek, onlardan dinlediği hadîs-i şerîf ve haberleri de Tabakât’ında kayd etmiştir.

Çok geniş bir muhtevası olan Tabakât-ül-Kübrâ’da Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem, Eshâb-ı kirâm’ın (radıyallahü anhüm), Tabiînin asrından kendi yaşadığı asra kadar yetişen hadîs âlimlerinin, tarihçilerin ve diğer ilimlerde yetişen âlimlerin hayâtları yer almştır. İlk iki cildinde Âdem aleyhisselâmı, hazret-i Havva’yı, İdris aleyhisselâmı, Nuh, İbrahim ve İsmail aleyhisselâmı da anlatmıştır. Âdem aleyhisselâmdan Peygamber efendimize kadar geçen asırları, Peygamberlerin aleyhimüsselâm isimlerini ve neseblerini anlatmıştır. Âdem aleyhisselâmdan îtibâren Peygamber efendimizin ecdadını, validelerini, dedelerinden Kusay, Abdü Menâf, Hâşim, Abdülmuttalib, babası Abdullah ve annesi hazret-i Amine hakkında bilgi vermiştir. Peygamber efendimizin hayâtını oldukça teferruatlı bir şekilde anlatmıştır. Diğer cildlerde ise, Eshâb-ı kiramın ve Tabiînin hayâtlarını ve kendi zamanına kadar olan meşhûr âlimlerin hayâtlarını anlatmıştır.

Bu eserinde zaman ve yer hususunda çok dikkatli olan İbn-i Sa’d, her yirmi seneyi bir tabaka olarak kabul etmiş ve buna göre anlatmıştır. Eshâb-ı kiramın hayâtlarını anlatırken ilk müslüman olanları zaman bakımından öne almştır. Eshâb-ı kiramı beş tabakaya ayırarak yazmıştır. Bu tabakalar:

1-Bedr gazasına katılan Muhacirler,

2-Bedr gazasına katılan Ensar,

3-Habeşistan’a hicret ettiği veya Uhud gazasına katıldığı hâlde Bedr’de bulunmayanlar,

4-Mekke’nin fethinden önce müslüman olanlar,

5-Mekke’nin fethinden sonra müslüman olanlar.

Bu sıralamaya göre hayâtlarını yazdığı Eshâb-ı kiramdan bir kısmı bu beş tabakadan birkaçına birden girmiştir. Bu sebeple, aynı zât, bulunduğu her tabakada iki veya daha fazla zikr edilmiştir. Fakat böyle sahâbîlerin hayâtı ile ilgili en geniş malûmat, kendi tabakasında verilmiştir. Bu eserinde tabaka taksimine dikkat eden İbn-i Sa’d, ensâbâ yâni soy bilgisine de önem vermiştir. Bu sebeple câhiliye devrinden de hâdiseler nakledilmiştir. Eshâb-ı kiramdan sonra Asr-ı seâdete en yakın olan Tabiînin tercüme-i hâllerini ve hayâtlarını yazmıştır. Rivayete dayalı olarak yazılan bu eserde tenkide çok az yer vermiştir.

2-Tabakât-üs-Suğrâ: İbn-i Sa’d’ın ikinci eseri olduğu kaynaklarda zikredilmiştir.

3-Ahbâr-ün-Nebî.

Bu iki eserdeki bilgiler Tabakât-ül-Kübrâ adlı eserinin ilk cildlerinde de yer almıştır.