İslâm Tarihi Ansiklopedisi

İBN-İ KAYYIM-İ CEVZİYYE

Şamda, İbn-i Teymiyye’nin yetiştirdiği Hanbelî âlimlerinden. İsmi, Muhammed bin Ebî Bekr olup, künyesi Ebû Abdillah, lakabı ise Şemsüddîn’dir. Şam’da Cevziyye Medresesi kayyımının oğlu olduğu için İbn-i Kayyım-i Cevziyye diye şöhret bulmuştur. 1292 (H. 691)’de Şam’da doğdu. İbn-i Teymiyye’nin Ehl-i sünnete uymayan bozuk düşüncelerine kapıldı. Onunla beraber habse atıldı. 1350 (H. 751)’de vefat etti.

Küçüklükten itibaren ilim tahsiline başlayan İbn-i Kayyım-i Cevziyye 1312 (H. 712)’den 1327 (H. 728)’e kadar İbn-i Teymiyye’den çeşitli ilimleri tahsil etti. Hanbelî fıkhında yüksek dereceye ulaştı. Çok kıymetli kitablar yazdı. Birçok kerre hacca gitti. Edebî tarzını benimsediği hocasının, her yönüyle, sâdık bir talebesi oldu. İbn-i Teymiyye’nin Ehl-i sünnete uymayan bozuk düşüncelerine kapıldı. Onun fetvalarını ve eserlerindeki sapık fikirleri müdâfaa etmeye başladı. Ebû Merzûk bin Hâmid, Berâet-ül-Eş’ârîyyîn kitabında, onun, İbn-i Teymiyye’nin bir kopyası olduğunu ve felsefeci olan İbn-i Hazm’ın etkisinde kaldığını, eserlerinde ondan pek çok nakilde bulunduğunu bildirmektedir. Kendi düşüncelerini beğenen İbn-i Kayyım-i Cevziyye, aklın eremediğı bilgileri ve tasavvuf büyüklerinin keşf ettikleri sırları, akıl ile çözmeye kalktı ve Ehl-i sünnetten ayrıldı. Başta Kasîde-i nünziyye’si olmak üzere yazdığı yazılarda Allahü teâlânın başka varlıklara bâzı yönlerden benzediğini ve cisim olduğunu yazdı. Hattâ Bedâi-ul-fevâid adlı kitabının dördüncü cüz 24. sahîfesinde; “Allahü teâlâ, arş ve kürsî semâdadır” diyerek, Allahü teâlâya mekân isnâd etti ve aynı iddiasını El-Cevâb-ül-kâfî adlı eserinde de tekrarladı. Hocası gibi; “Cennet nimetleri sonsuz ise de kâfirlere Cehennem’de azâb sonsuz değildir” dedi. Kabr ziyaretinde bulunan müslümanlara müşrik deyip, hocası İbn-i Teymiyye gibi, türbelerin yıkılmasını istedi. Hattâ Resûlullah efendimize dil uzatarak, vefatından sonra, bir meziyetinin kalmayıp, diğer insanlardan bir farkının bulunmadığını iddia etti. Bu konuda bildirilen hadîs-i şerîf ve haberleri, âlimlerin sözlerini te’vil ederek Ehl-i sünnete uymayan bir çok fikirler ileri sürdü. Bunun için, Ehl-i Sünnet âlimleri tarafından şiddetle tenkid edildi. Hattâ, Takıyyüddîn es-Sübkî, Es-Seyf-üs-sakîl adlı eserini buna reddiye olarak yazdı.

Mescid-i İbrahim’e yapılan ziyaretin aleyhinde bulunması ve başka bozguncu fikirleri sebebiyle hocası İbn-i Teymiyye ile birlikte Şam kalesine hapsedildi. Hocasının ölümünden sonra hapisten çıkarıldı. Felsefeciler, hıristiyan ve yahûdîlerle mücâdele etti. 1350 (H. 751)’de Şam’da vefat etti. Kâsiyûn dağının eteğine defn edildi.

İbn-i Kayyım-i Cevziyye pek çok eser yazdı. İ’lâm-ül-Muvakkiîn, Zâd-ül-Me’âd, Tefsîr-ül-Fâtiha, Et-Tibyân fî aksâm-il-Kur’ân, Miftâh, Dâr-is-Seâde, El-Cevâb-ül-Kâfi limen Seele anid-davâ liş-Şâfi, Kitâb-ür-Rûh, Kitâb-ül-fevâit-il-müşevvike ilâ ulûm-il-Kur’ân ve ilm-il-beyân, Şifâ-ül-alîl fil-kazâ vel-kader, Kitâb-üs-salât, Medâric-üs-sâlikîn fî-menâzil-is-Sâirîn, Iğâset-ül-Lehfân, Hidâyet-ül-hayarâ min el-yehûd ven-Nesara, El-Kasîdetün-Nûniyye, Mesâil-i İbn-i Teymiyye elletî Cema’ahâ İbn-i Kayyım bunların belli başlılarıdır.