KÜLTÜR MÜ, AHLAKİ ÇÖKÜŞ MÜ?
KÜLTÜR MÜ, AHLAKİ ÇÖKÜŞ MÜ?
Son yıllarda toplumumuzda ahlâk, edep, hayâ ve iffet anlayışında ciddi bir çözülme yaşanmaktadır. Aile yapımızı, gençlerimizin maneviyatını ve milletimizin asırlardır muhafaza ettiği millî ve kültürel değerleri tehdit eden gelişmeler her geçen gün artmaktadır.
Ne yazık ki bu gidişatı durdurması beklenen kamu kurumlarının bazı uygulamaları da toplumda ciddi rahatsızlıklara sebep olmaktadır.
“Kültür Festivali” adı altında birçok ilimizde günlerce süren organizasyonlarda milyonlarca liralık kamu kaynakları kullanılarak düzenlenen konserler, eğlence programları ve gece geç saatlere kadar devam eden etkinlikler; kültürün yaşatılmasına değil, eğlence merkezli bir anlayışın yaygınlaştırılmasına hizmet etmektedir.
Bir milletin kültürü; yüksek sesli konserlerden, sabaha kadar süren eğlencelerden ibaret değildir.
Gerçek kültür;
* Aileyi korumaktır,
* Gençliği ahlâkla yetiştirmektir,
* Tarihini öğretmektir,
* Ecdadını tanıtmaktır,
* Millî kimliği güçlendirmektir,
* Türk örf ve adetlerini yaşatmaktır,
* Medeniyet mirasını gelecek nesillere aktarmaktır.
Kültür adı altında toplumun manevî değerleriyle bağdaşmayan görüntülerin normalleştirilmesi, gençlerin kontrolsüz kalabalıklar içerisinde gece geç saatlere kadar eğlenceye yönlendirilmesi, milletimizin beklentileriyle örtüşmemektedir.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI AYRILMALIDIR
Osmanlı Vakfı olarak kanaatimiz odur ki; Kültür ile Turizm birbirinden tamamen farklı iki alandır.
Turizm; ekonomik faaliyet, tanıtım ve sektör yönetimidir.
Kültür ise bir milletin kimliği, hafızası, dili, tarihi, inancı, örfü, sanatı ve medeniyetidir.
Bu sebeple Kültür ve Turizm Bakanlığı iki ayrı bakanlık hâline getirilmelidir.
Kültür Bakanlığı; sadece kültürel mirasın korunması, aile değerlerinin güçlendirilmesi, millî sanatın geliştirilmesi, tarih ve medeniyetimizin yaşatılması amacıyla çalışan bağımsız bir kurum olmalıdır.
Bu görevi üstlenecek kişinin;
* Millî kültürümüzü iyi bilen,
* Türk örf ve adetlerine bağlı,
* Aile kurumunun önemini kavrayan,
* Tarih ve medeniyet şuuruna sahip,
* Batı’yı taklit etmeyi ilerleme zannetmeyen,
* Milletimizin değerleriyle barışık,
* Kültürü yalnızca eğlence olarak görmeyen bir anlayışa sahip olması büyük önem taşımaktadır.
Bir millet kültürünü kaybederse, bağımsızlığını da uzun süre koruyamaz.
Bugün yapılması gereken; daha fazla konser düzenlemek değil, daha güçlü aileler yetiştirmek, daha ahlâklı bir gençlik oluşturmak, tarihine ve medeniyetine bağlı nesiller yetiştirmektir.
Osmanlı Vakfı olarak yetkilileri; kültür politikalarını yeniden gözden geçirmeye, kamu kaynaklarını milletimizin tarihî ve kültürel mirasını yaşatacak projelere yönlendirmeye ve toplumun hassasiyetlerini dikkate almaya davet ediyoruz.
Milletimizin geleceği; eğlence kültüründe değil, sağlam ahlâkta, güçlü ailede ve köklü medeniyet değerlerinde saklıdır.