MEZUNİYET TÖRENLERİ KENDİ MEDENİYETİMİZİN KİMLİĞİNİ YANSITMALIDIR
MEZUNİYET TÖRENLERİ KENDİ MEDENİYETİMİZİN KİMLİĞİNİ YANSITMALIDIR
"Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o da onlardandır." (Ebû Dâvûd) hadisi şerifi; Müslümanların inanç, ibadet, ahlak ve şahsiyetini zedeleyecek, onları başka din veya kültürlerin ritüellerine uyduracak davranışlardan sakındıran temel bir ikazdır.
Milletler, yalnızca ilim ve teknoloji ile değil; aynı zamanda kendi tarihine, kültürüne, inancına ve medeniyet değerlerine sahip çıkarak ayakta kalırlar. Eğitim kurumları da bu kimliğin gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir vazife üstlenmektedir.
Bugün dünyanın birçok ülkesinde kullanılan mezuniyet cübbesi ve kepi, tarihî olarak Orta Çağ Batı Avrupa üniversitelerinde ortaya çıkan akademik geleneğin bir parçasıdır. Bu kıyafetlerin gelişiminde, o dönemde üniversitelerde görev yapan din adamlarının giyim tarzının etkisi bulunduğu tarihçiler tarafından dile getirilmektedir. Mezuniyet cübbesi ve kepinin tarihî kökeni, Orta Çağ’daki Batı Avrupa üniversitelerine ve dolaylı olarak o dönemin Hristiyan din adamlarının kıyafetlerine dayanır.
Bununla birlikte, Türkiye’nin kendi tarihî ve kültürel mirasından ilham alan akademik tören kıyafetleri geliştirmesi de tartışılabilecek meşru bir kültür politikası tercihidir.
Osmanlı Vakfı olarak inanıyoruz ki, köklü bir medeniyetin mirasçısı olan milletimiz; eğitim ve mezuniyet törenlerinde de kendi tarihini, örf ve âdetlerini, millî kimliğini ve kültürel değerlerini yansıtan özgün uygulamalar geliştirebilmelidir.
Taklit eden değil, üreten; başkalarının kültürel kalıplarını benimseyen değil, kendi medeniyet birikiminden ilham alan bir anlayış, Türkiye’nin tarihî birikimine daha uygun olacaktır.
Bu çerçevede;
* Millî Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu başta olmak üzere ilgili kurumların, Türkiye’nin tarihî ve kültürel kimliğini yansıtan mezuniyet kıyafetleri konusunda çalışma yapmalarını,
* Üniversitelerin ve eğitim camiasının, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinden ilham alan, estetik ve çağdaş tasarımların değerlendirilmesini,
* Gençlerimizin mezuniyetlerini, kendi medeniyet değerleriyle daha güçlü bağ kurabilecekleri sembollerle kutlamalarını,
kamuoyunun değerlendirmesine sunuyoruz.
Milletler, kendi kimliklerini koruyabildikleri ölçüde güçlü ve saygın olurlar. Başka toplumların kültürel mirasını öğrenmek elbette kıymetlidir; ancak kendi tarihî ve kültürel birikimimizi geliştirmek de en az bunun kadar önemlidir.
Türkiye’nin geleceğini inşa edecek gençlerimizin, ilim ve irfan yolculuklarını kendi medeniyetimizin ruhunu yansıtan sembollerle taçlandırmaları en büyük temennimizdir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.