BABALAR GÜNÜ MÜNASEBETİYLE KAMUOYUNA SAYGIYLA
BABALAR GÜNÜ MÜNASEBETİYLE KAMUOYUNA SAYGIYLA
Baba; Ailenin Direği, Evin Reisi ve Evladın İlk Mektebidir
Bugün çeşitli isimler altında kutlanan Babalar Günü vesilesiyle, İslâm medeniyetinin ve Osmanlı terbiyesinin babaya verdiği yüksek değeri bir kez daha hatırlatmayı vazife biliyoruz.
Osmanlı aile yapısında baba; yalnızca geçimi temin eden kişi değil, aynı zamanda evin reisi, ahlâk öğreticisi, terbiyecisi, koruyucusu ve aile birliğinin muhafızı olarak görülmüştür. Osmanlı toplumunda babaya karşı saygısızlık büyük bir kusur kabul edilmiş, evlatlar babalarının huzurunda edeple oturmayı, sözünü kesmemeyi ve hürmette kusur etmemeyi bir vazife bilmişlerdir.
Büyüklerimize hürmet, küçüklere merhamet esasına dayanan Osmanlı anlayışında; anne ve babanın rızası, Allahü teâlânın rızasına kavuşmanın en mühim yollarından biri olarak kabul edilmiştir.
Kur’ân-ı Kerîm’in Emri
Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de buyuruyor:
“Rabbin, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi ve ana-babaya iyilik etmenizi emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, onlara ‘öf’ bile deme, onları azarlama; onlara güzel söz söyle.”
(İsrâ Suresi, 23)
Bir başka âyet-i kerîmede ise:
“Bana ve anne-babana şükret. Dönüş ancak Banadır.”
(Lokman Suresi, 14)
Dikkat edilirse, Allahü teâlâ kendisine şükür ile anne-babaya şükrü aynı âyet içinde zikretmiştir. Bu da anne ve babanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu göstermektedir.
Hadîs-i Şeriflerde Baba Hakkı
Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi ve sellem) buyuruyor:
“Allah’ın rızası, babanın rızasındadır. Allah’ın gazabı da babanın gazabındadır.”
buyurulmuş, babanın evlat üzerindeki hakkı özellikle vurgulanmıştır.
Yine Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem):
"Sen de, malın da babana aitsin."
buyurarak babanın evlat üzerindeki hukukunun büyüklüğünü ifade etmiştir.
Gavs-ül Azam Abdülkadir Geylânî Hazretlerinin Nasihatleri
Büyük velîlerden Abdülkadir Geylânî Hazretleri şöyle nasihat etmektedir:
“Anne ve babana hizmet et. Onların duasını al. Çünkü onların rızası, Allah’ın rızasına açılan kapılardan biridir.”
Bir başka nasihatında ise:
“Büyüklerine hürmet etmeyen, küçüğüne merhamet göstermeyen kimse kemâle eremez.”
İslâm büyükleri, anne ve babanın duasını kazanmayı dünya ve âhiret saadetinin anahtarlarından biri olarak görmüşlerdir.
Günümüz İçin Bir Hatırlatma
Modern hayatın yoğunluğu, teknoloji bağımlılığı ve dünyevî meşguliyetler sebebiyle birçok evladın anne ve babasına ayırdığı vakit azalmaktadır. Oysa anne ve baba yaşlandıkça daha fazla ilgiye, sevgiye ve hürmete ihtiyaç duyar.
Bugün hayatta olan babalarımızı ziyaret etmek, gönüllerini almak, hayır dualarını istemek ve ihtiyaçlarını gidermek evlatlık vazifemizdir.
Vefat etmiş babalarımız için ise Kur’ân-ı Kerîm okumak, dua etmek, sadaka vermek ve hayır hasenatta bulunmak en güzel vefa örneğidir.
Sonuç
Babaya saygı; sadece bir gelenek değil, Kur’ân’ın emri, Peygamber Efendimizin sünneti ve Osmanlı medeniyetinin temel ahlâk prensiplerinden biridir.
Bu vesileyle başta şehit ve gazi babalarımız olmak üzere, aileleri için fedakârca çalışan, evlatlarını dinine, vatanına ve milletine faydalı bireyler olarak yetiştirmeye gayret eden bütün babaların Babalar Günü’nü tebrik ediyor; hayatta olanlara sağlık ve afiyet, ahirete irtihal etmiş olanlara Cenâb-ı Hak’tan rahmet niyaz ediyoruz.
“Bir milletin geleceği, babalarına gösterdiği hürmet kadar güçlüdür.”